Hemen randevu oluşturunOnline talep formu
Her gün 10.00 ile 19.00 arası, randevu ile @psikologburakuysal
Psikolog Burak Uysal

Yeme Davranışı, Beslenme ve Psikoloji

Son güncelleme: 14 Ekim 202614 dakikalık okumaHazırlayan: Psikolog Burak Uysal
Bu sayfada (12 bölüm)
  1. Psikolog yeme davranışında neye yardımcı olur?
  2. Duygusal yeme nedir?
  3. Fiziksel açlık ile duygusal açlık nasıl ayrılır?
  4. Duygusal yemeyle görüşmelerde nasıl çalışılır?
  5. Beden algısı yeme davranışını nasıl etkiler?
  6. Çocuklarda yemek seçme ne zaman olağandır, ne zaman destek gerekir?
  7. Aile sofrası çocuğun yeme davranışını nasıl şekillendirir?
  8. Stres, uyku ve yeme arasında nasıl bir bağ vardır?
  9. Yeme davranışıyla ilgili hangi yanılgılar yaygındır?
  10. Yeme bozukluğundan ne zaman şüphelenmek gerekir?
  11. Görüşmeler nasıl planlanır?
  12. Sıkça sorulan sorular
Kısaca

Yeme davranışı yalnızca ne yediğimizle değil, neden, ne zaman ve nasıl yediğimizle de ilgilidir. Bu sayfada duygusal yeme, beden algısı, çocuklarda yemek seçme ve aile sofrası konularında bir psikoloğun nasıl destek olabileceğini anlatıyoruz. Diyet ve beslenme planı diyetisyen tarafından hazırlanır; ofisimizde diyet listesi verilmez. Yeme bozukluğundan şüphelenilen durumlarda bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz.

Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Psikolog yeme davranışında neye yardımcı olur?

Psikolog, yemekle kurulan ilişkinin duygusal ve davranışsal yanıyla çalışır. Hangi durumlarda yeme isteğinin arttığını, yemekle ilgili düşüncelerin nasıl bir döngü kurduğunu ve ailedeki sofra düzeninin bu döngüyü nasıl etkilediğini anlamaya yardım eder. Bu sayfa; duygularıyla yemek ilişkisi karmaşıklaşan yetişkinler, beden algısıyla ilgili kaygıları olan gençler ve çocuğunun yemek seçmesi ya da sofra çatışmaları nedeniyle zorlanan anne ve babalar için hazırlandı.

Bu adres daha önce "beslenme ve diyet danışmanlığı" başlığıyla yayımlanıyordu; açık olmak isteriz: ofisimizde diyet listesi ya da kişiye özel beslenme planı hazırlanmaz. Türkiye'de diyetisyenlik, beslenme ve diyetetik lisans eğitimi gerektiren ayrı bir sağlık mesleğidir ve diyet planını diyetisyen hazırlar. Kilo yönetimi, hastalığa özel beslenme ya da sporcu beslenmesi gibi konularda bir diyetisyene başvurmanızı öneririz.

Diyetisyen, psikolog ve hekim hangi konularla ilgilenir?

KonuDiyetisyenPsikologHekim
Ne ve ne kadar yenmeli?Kişiye özel beslenme planı hazırlar, besin ihtiyacını hesaplarPlan yapmaz; plana uymayı zorlaştıran duygu ve alışkanlıklarla çalışırBeslenmeyi etkileyen hastalıkları değerlendirir
Duygularla yemeÖğün düzeni ve besin seçimi konusunda yol gösterirTetikleyicileri, düşünce döngülerini ve baş etme yollarını çalışırEşlik eden bir ruh sağlığı sorunu varsa psikiyatri hekimi değerlendirir
Çocukta yemek seçmeBüyüme için yeterli beslenmeyi planlarSofra düzeni, ebeveyn tutumu ve çocuğun kaygısıyla çalışırÇocuk doktoru büyüme ve gelişimi izler
Yeme bozukluğu şüphesiEkip içinde beslenme desteğini yürütürEkip içinde psikolojik desteğe katkı verirTanı ve tedavi planını psikiyatri hekimi yapar, bedensel izlemi hekim sürdürür

Bu üç meslek birbirinin yerine geçmez, birbirini tamamlar. Örneğin akşamları stresle yemek yediğini fark eden bir yetişkin, diyetisyenle bir öğün planı kurarken psikologla da akşam saatlerinde yükselen gerginliği ve bu gerginliğin yemekle nasıl yatıştırıldığını konuşabilir. Hangi desteğe öncelik verileceği, kişinin en çok neyde zorlandığına göre belirlenir.

Duygusal yeme nedir?

Duygusal yeme, fiziksel açlık olmadan bir duyguyu yatıştırmak, bastırmak ya da ondan uzaklaşmak için yemek yemektir. Stres, can sıkıntısı, yalnızlık, üzüntü, öfke ve bazen sevinç bile yeme isteğini tetikleyebilir. Ara sıra duygusal yemek herkesin yaşadığı olağan bir durumdur; sorun, yemeğin duygularla baş etmenin neredeyse tek yolu hâline gelmesiyle başlar.

Duygusal yeme bir irade zayıflığı değildir. Çoğu zaman çocuklukta öğrenilmiş bir rahatlama yoludur: ağlayan çocuğa şeker verilmesi ya da iyi not getirene tatlı alınması gibi sevgi dolu ama yemekle duyguyu eşleştiren alışkanlıklar yetişkinlikte de sürebilir. Bu nedenle görüşmelerde suçlama değil merak öne çıkar.

  • Yeme isteğinin aniden ve belirli bir yiyecek için ortaya çıkması
  • Doyduğu hâlde yemeye devam etme
  • Yemekten sonra suçluluk, utanç ya da pişmanlık hissetme
  • Belirli duygularla, örneğin iş stresi ya da yalnız geçen akşamlarla yeme arasında bir örüntü fark etme
  • Yemeyi saklama ya da başkalarının yanında farklı yeme
  • Diyetler arasında gidip gelme ve her yeni denemede kendini daha çok suçlama

Fiziksel açlık ile duygusal açlık nasıl ayrılır?

İkisini ayırmak her zaman kolay değildir, ama bazı ipuçları yol gösterir. Aşağıdaki tablo görüşmelerde sık kullanılan bir karşılaştırmayı özetliyor; amaç kendinizi yargılamak değil, yeme isteğinin nereden geldiğini fark etmektir.

ÖzellikFiziksel açlıkDuygusal açlık
BaşlangıçYavaş yavaş gelirAniden ve acil bir istek gibi gelir
İstenen yiyecekPek çok yiyecek kabul edilebilirÇoğunlukla belirli bir yiyecek istenir, sıklıkla tatlı ya da tuzlu atıştırmalık
Bedendeki hisMidede boşluk, enerji düşüşüGöğüste sıkışma, huzursuzluk, zihinde dönen düşünceler
DoymaDoyunca bırakmak kolaydırDoyduktan sonra da devam etme eğilimi
SonrasıRahatlama ve enerjiKısa süreli rahatlamanın ardından suçluluk ya da pişmanlık

Basit bir alıştırma, yeme isteği geldiğinde birkaç dakika durup kendinize "Şu an ne hissediyorum, bu his yemekle mi geçecek?" diye sormaktır. Bu soru isteği yasaklamak için değil, ona bir an eşlik edebilmek içindir. Bazen yine yemeyi seçersiniz ve bu da sorun değildir; önemli olan seçimin farkında yapılmasıdır.

Duygusal yemeyle görüşmelerde nasıl çalışılır?

Görüşmelerde amaç bir yasak listesi oluşturmak değil, yemekle duygular arasındaki bağı fark etmek ve duygulara başka yollarla da eşlik edebilmektir. Çalışma kişiye göre şekillenir; genel akış şöyledir:

  1. Tanışma ve öykü. Yemekle ilişkinin nasıl geliştiği, geçmiş diyet deneyimleri, ailedeki sofra alışkanlıkları ve şimdiki yaşam koşulları konuşulur.
  2. Gözlem defteri. Bir ya da iki hafta boyunca yeme isteğinin ne zaman, nerede ve hangi duyguyla geldiği kısa notlarla izlenir. Ne yendiğinden çok, öncesinde ne hissedildiği yazılır.
  3. Tetikleyicileri tanıma. Notlardan örüntüler çıkarılır: yorgun akşamlar, tartışma sonrası anlar, ekran başında geçen saatler gibi.
  4. Duyguyu adlandırma. "Canım tatlı çekti" cümlesinin altındaki duygu aranır: yalnızlık mı, sıkıntı mı, öfke mi?
  5. Başka yollar. Her tetikleyici için yemeğe ek olarak kullanılabilecek birkaç baş etme yolu belirlenir; kısa bir yürüyüş, bir yakına mesaj atmak, nefes egzersizi ya da duyguyu yazmak gibi.
  6. Kendine karşı tutum. Yeme sonrasında yaşanan suçluluk ve kendini cezalandırma döngüsü ele alınır; daha şefkatli ve gerçekçi bir iç ses üzerine çalışılır.
  7. Diyetisyenle uyum. Danışan bir diyetisyenle de çalışıyorsa, onun izniyle planın önündeki psikolojik engeller konuşulur.
  8. Geri dönüşleri yönetme. Zor dönemlerde eski alışkanlıklara dönmenin olağan olduğu kabul edilir ve böyle anlarda ne yapılacağı önceden planlanır.

Yetişkinlerle yapılan bu çalışma, gerektiğinde stres, kaygı ya da ilişki konularını da kapsayacak biçimde yetişkin psikolojik danışmanlığı çerçevesinde sürdürülebilir. Yeme isteğinin özellikle yoğun kaygı anlarında arttığı durumlarda kaygı ve panik atak sayfasındaki bilgiler de yol gösterebilir.

Beden algısı yeme davranışını nasıl etkiler?

Beden algısı, kişinin kendi bedenini nasıl gördüğü, bedeni hakkında ne düşündüğü ve ne hissettiğidir. Bedenine sürekli eleştirel bakan biri yemeği bir ödül ve ceza sistemi gibi kullanmaya başlayabilir: "bugün çok yedim, yarın hiç yemeyeceğim" gibi. Bu döngü, kısıtlama ile aşırı yeme arasında gidip gelen bir örüntüye dönüşebilir.

Ergenlik, beden algısının en hassas olduğu dönemdir. Beden hızla değişirken sosyal medyada sürekli düzenlenmiş görüntülerle karşılaşmak, gencin kendi bedenini olduğundan farklı görmesine yol açabilir. Bu dönemde aile içinde kilo, görünüş ve beden şekli hakkında yapılan yorumlar, iyi niyetli olsa bile derin iz bırakabilir.

  • Kilo ve görünüş yerine sağlık, enerji ve bedenin neler yapabildiği üzerine konuşmak
  • Aile içinde kimsenin bedeni hakkında, şaka yollu da olsa yorum yapmamak
  • Yiyecekleri iyi ve kötü diye ayırmak yerine dengeli ve çeşitli bir sofra kurmak
  • Gençle sosyal medyada gördüğü görüntülerin nasıl üretildiğini birlikte konuşmak
  • Kendi bedeninizle ilgili cümlelerinize dikkat etmek; çocuklar ebeveynin kendi bedenine bakışını da öğrenir

Görüşmelerde beden algısıyla çalışırken kişinin bedenine dair otomatik düşünceleri fark etmesi, aynaya ya da fotoğraflara bakarken neler hissettiğini adlandırması ve değerini görünüşten bağımsız kaynaklarla da tanımlayabilmesi üzerine durulur. Beden algısıyla ilgili zorlanmalar çoğu zaman özgüvenle iç içedir; bu konuda daha fazla bilgi için özgüven sorunları sayfamıza bakabilirsiniz.

Çocuklarda yemek seçme ne zaman olağandır, ne zaman destek gerekir?

Okul öncesi dönemde yeni yiyeceklerden çekinmek ve bazı yiyecekleri reddetmek gelişimin olağan bir parçasıdır. Pek çok çocuk yeni bir yiyeceği kabul etmeden önce onu birçok kez görmeye, koklamaya ve tatmaya ihtiyaç duyar. Bu dönemde yemek seçme çoğu zaman sabır ve düzenli sofra deneyimleriyle hafifler.

Bazı durumlarda ise yemek seçme, çocuğun büyümesini, okul hayatını ya da aile yaşamını belirgin biçimde etkileyecek kadar yoğunlaşır. Aşağıdaki işaretlerden birini fark ederseniz önce çocuk doktorunuzla görüşmenizi, ardından gerekirse psikolojik destek almayı öneririz.

  • Çocuğun kabul ettiği yiyecek çeşidinin giderek azalması, örneğin yalnızca birkaç yiyecekle sınırlı kalması
  • Büyüme ve kilo alımında çocuk doktorunun dikkat çektiği bir yavaşlama
  • Yeni bir yiyecekle karşılaşınca öğürme, ağlama ya da yoğun kaygı
  • Yemek saatlerinin her gün ağlama ve tartışmayla geçmesi
  • Okulda, misafirlikte ya da doğum günlerinde yemek nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınma
  • Boğulma ya da kusma gibi korkutucu bir deneyimden sonra yemeyi reddetme

Görüşmelerde küçük çocuklarla oyun temelli çalışılır, ebeveynlerle de sofra düzeni ve yemek sırasındaki tepkiler üzerine konuşulur. Çocukla yürütülen çalışmanın genel çerçevesi için çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı sayfasına göz atabilirsiniz.

Aile sofrası çocuğun yeme davranışını nasıl şekillendirir?

Aile sofrası, çocuğun yemekle ilişkisini ilk öğrendiği yerdir. Sofrada ne konuşulduğu, yemeğin ödül ya da ceza olarak kullanılıp kullanılmadığı ve çocuğun ne kadar yiyeceğine kimin karar verdiği, yeme alışkanlıklarını uzun yıllar etkileyebilir. Pek çok ebeveyn çocuğunun yeterince yemesi için kaygı duyar; bu kaygı çok anlaşılırdır, ama bazen sofrayı bir mücadele alanına çevirebilir.

Çocuk beslenmesi alanında sık kullanılan yaklaşımlardan biri sorumluluk paylaşımıdır: ebeveyn ne, ne zaman ve nerede yeneceğine karar verir; çocuk ise sunulandan ne kadar yiyeceğine karar verir. Bu paylaşım çocuğun kendi açlık ve tokluk sinyallerini dinlemesini destekler ve sofradaki gerginliği azaltır.

  • Öğün ve ara öğün saatlerini düzenli tutmak, gün boyu süren atıştırmayı azaltmak
  • Sofrada ekran yerine sohbete yer açmak
  • Sevdiği bir yiyeceğin yanında yeni bir yiyeceği küçük bir porsiyonla sunmak, yemesi için ısrar etmemek
  • "Tabağını bitirmezsen tatlı yok" gibi yemeği ödül ve ceza olarak kullanan cümlelerden kaçınmak
  • Çocuğu yemek hazırlığına katmak; sebze yıkamak ya da sofrayı kurmak gibi
  • Kardeşleri yemek konusunda karşılaştırmamak
  • Çeşitli yiyecekleri sakin bir tavırla kendiniz de yemek

Sofra çatışmaları çoğu zaman aile içindeki genel gerginliklerin de yansımasıdır. Bu durumda yalnızca yemek üzerine değil, aile içi iletişim ve ebeveyn tutumları üzerine de çalışmak gerekebilir; bu tür bir destek ebeveyn danışmanlığı çerçevesinde planlanabilir.

Yaşa göre sofrada neler beklenebilir?

YaşSık görülen durumEbeveynin işini kolaylaştıran tutum
1 ile 3 yaşİştahın günden güne değişmesi, elle yeme isteği, dağınıklıkKüçük porsiyonlar, çocuğun kendi kendine yemeye çalışmasına izin vermek
3 ile 6 yaşYeni yiyeceklerden çekinme, aynı yiyecekleri istemeYeni yiyeceği sabırla ve ısrarsız tekrar sunmak, sofrayı kısa tutmak
6 ile 12 yaşOkul ve arkadaş etkisiyle yeni tercihler, abur cubur isteğiSeçimlere katılım, evde dengeli seçeneklerin hazır olması
12 ile 17 yaşÖğün atlama, dışarıda yeme, beden kaygısının yemeğe yansımasıOrtak öğünleri korumak, beden ve kilo yorumlarından kaçınmak

Tablodaki durumlar olağan gelişimin parçasıdır ve çoğu zaman tutarlı bir aile düzeniyle hafifler. Bir durum çocuğun büyümesini etkiliyor, yoğun kaygıyla birlikte görülüyor ya da aile hayatını zorlaştırıyorsa ayrıca değerlendirmek yararlı olur.

Stres, uyku ve yeme arasında nasıl bir bağ vardır?

Stres, uyku ve yeme birbirini besleyen üç halka gibidir. Yoğun stres altındaki biri çoğu zaman daha geç uyur, uykusuz kaldığında ertesi gün yorgunluğunu yemekle telafi etmeye çalışır, düzensiz yeme de akşam saatlerinde huzursuzluğu ve uykuya dalma güçlüğünü artırabilir. Bu döngüyü fark etmek, yalnızca yemeğe odaklanmaktan daha fazla rahatlama sağlar.

Görüşmelerde yeme davranışı bu yüzden tek başına ele alınmaz. İş ve okul temposu, uyku saatleri, ekran kullanımı ve günlük hayattaki dinlenme alanları da konuşulur. Bazen en etkili değişiklik bir yiyecekle değil, örneğin akşam yemeğinin saatini düzenlemekle ya da yatmadan önceki ekran süresini azaltmakla başlar.

Evde denenebilecek küçük adımlar

  • Öğünleri mümkün olduğunca aynı saatlerde yemek ve uzun açlık aralıklarından kaçınmak
  • Yemeği ayakta, ekran karşısında ya da telefonla uğraşırken değil, oturarak ve yavaşça yemek
  • Yeme isteği geldiğinde birkaç dakika bekleyip o anki duyguyu adlandırmayı denemek
  • Gün içinde kısa da olsa hareket etmek; yürüyüş, merdiven ya da esneme gibi
  • Uyku saatini düzenlemek ve yatmadan önce ekranı bir süre bırakmak
  • Kendinize karşı eleştirel cümleleri fark edip daha yumuşak bir dille yeniden kurmak

Yeme davranışıyla ilgili hangi yanılgılar yaygındır?

Yemekle ilgili yaygın bazı inançlar, kişinin kendine karşı tutumunu sertleştirerek döngüyü sürdürebilir. Görüşmelerde bu inançlar fark edilir ve daha gerçekçi bakış açılarıyla değiştirilmeye çalışılır.

  • "Yeterince iradem olsa kilo verirdim." Yeme davranışı irade kadar duygular, alışkanlıklar, uyku ve yaşam koşullarıyla da ilgilidir.
  • "Bazı yiyecekleri tamamen yasaklarsam sorun çözülür." Katı yasaklar çoğu zaman o yiyeceğe duyulan isteği artırır ve kontrol kaybı anlarını sıklaştırır.
  • "Zayıf olan herkes sağlıklı beslenir." Kilo tek başına yeme davranışı hakkında bilgi vermez; yeme bozuklukları her kiloda görülebilir.
  • "Çocuk aç kalırsa yer." Bazı çocuklarda yemek seçme kaygı ya da duyusal hassasiyetle ilgilidir; açlık bu durumu her zaman çözmez.
  • "Duygusal yeme yalnızca yetişkinlerde olur." Çocuklar da üzüntü ya da can sıkıntısıyla yemeğe yönelebilir; bu genellikle evdeki alışkanlıklardan öğrenilir.

Yeme bozukluğundan ne zaman şüphelenmek gerekir?

Yeme bozuklukları, yemek, kilo ve beden şekliyle ilgili düşünce ve davranışların kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını ciddi biçimde etkilediği ruh sağlığı sorunlarıdır. Bu durumların tanısı ve tedavi planı psikiyatri hekimi tarafından yapılır; bedensel izlem de hekim tarafından sürdürülür. Psikologlar tıbbi tanı koymaz. Aşağıdaki işaretlerden birini fark ederseniz bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz.

  • Kısa sürede belirgin kilo kaybı ya da büyüme çağındaki bir çocukta beklenen kilo alımının durması
  • Yemeği ciddi biçimde kısıtlama, öğün atlama, belirli besin gruplarını tamamen bırakma
  • Kısa sürede çok miktarda yemek yeme ve bu sırada kontrolü kaybettiğini hissetme
  • Yemekten sonra kusma, müshil kullanma ya da aşırı egzersizle telafi etmeye çalışma
  • Kilo ve beden şekliyle ilgili düşüncelerin günün büyük bölümünü kaplaması
  • Adet düzeninin bozulması, baş dönmesi, bayılma, sürekli üşüme
  • Başkalarının yanında yemekten kaçınma ve yemeği saklama

Yakınınızda bu işaretleri fark ettiyseniz konuyu açmak zor gelebilir. Suçlamadan, kilo ve yemek miktarı yerine onun nasıl hissettiğine odaklanarak ve sakin bir zamanda konuşmak genellikle daha iyi karşılanır. İlk tepki inkâr ya da öfke olabilir; bu çok yaygındır ve konuşmanın tekrar edilmesi gerekebilir.

Görüşmeler nasıl planlanır?

Görüşmeler Serdivan'daki ofisimizde, İstiklal Mahallesi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı No:8, Kat:1, Ofis No:4 adresinde yapılır; yetişkinler ve ergenler için uygun durumlarda online görüşme de planlanabilir. Çocuğun yemek seçmesiyle ilgili başvurularda ilk görüşme genellikle yalnızca ebeveynlerle yapılır ve çocuğun sürece nasıl katılacağı bu görüşmede belirlenir.

İlk görüşmede yemekle ilişkinin öyküsü, şu anki zorlanmalar ve varsa sağlık durumu konuşulur. Bir diyetisyen ya da hekimle çalışıyorsanız bunu belirtmeniz, desteklerin birbiriyle uyumlu ilerlemesine yardım eder. Görüşmelerde tartı, ölçüm ya da beslenme planı yapılmaz; konuşmanın odağı duygular, düşünceler ve alışkanlıklardır.

Başvuru için randevu talep formunu doldurabilir ya da 0554 125 42 23 numaralı telefonu arayabilirsiniz. Ofisimiz her gün 10.00 ile 19.00 arasında randevu ile çalışır. Randevu talep formunu doldurmak bir ödeme yükümlülüğü doğurmaz; ofisimiz sizi arayarak uygun gün ve saati birlikte planlar. Ücret bilgisi ilk görüşmeden önce telefonda ve yazılı olarak paylaşılır; ofiste güncel tarife asılıdır.

Sıkça sorulan sorular

Psikolog diyet listesi verir mi?

Hayır. Diyet listesi ve kişiye özel beslenme planı diyetisyen tarafından hazırlanır. Psikolog, yeme davranışının duygusal ve alışkanlıkla ilgili yanıyla çalışır; bu iki destek birbirini tamamlayabilir.

Ofisinizde diyetisyen var mı?

Ofisimizde diyetisyenlik hizmeti verilmez. Beslenme planına ihtiyacınız varsa, beslenme ve diyetetik lisans eğitimi almış bir diyetisyene başvurmanızı öneririz. Bir diyetisyenle çalışıyorsanız, sizin izninizle onunla uyumlu ilerlemek mümkündür.

Duygusal yeme kilo vermeyi zorlaştırır mı?

Duygusal yeme, planlı bir beslenme düzenini sürdürmeyi zorlaştırabilir; bu yüzden pek çok kişi diyetleri sık sık bırakıp yeniden başlar. Görüşmelerde kilo hedefi değil, yemekle duygular arasındaki bağ ele alınır. Bu bağ gevşedikçe diyetisyenin önerdiği düzene uymak çoğu zaman kolaylaşır.

Gece yemek yeme isteği psikolojik olabilir mi?

Olabilir. Gün içinde öğün atlamak, akşam saatlerinde yorgunluk ve yalnızlık hissinin artması ya da uykusuzluk gece yeme isteğini artırabilir. Bu örüntü bir süre not edildiğinde nedenleri daha net görülür; uyku ya da hormonlarla ilgili bir sorunu dışlamak için hekim görüşü de önemlidir.

Çocuğumu zorla yedirmeli miyim?

Zorla yedirmek kısa vadede tabağın boşalmasını sağlasa da çoğu çocukta yemeğe karşı direnci ve kaygıyı artırır. Düzenli öğünler, sakin bir sofra ve çocuğa ne kadar yiyeceğine karar verme alanı tanımak genellikle daha işe yarar. Büyümeyle ilgili kaygınız varsa önce çocuk doktorunuzla görüşmenizi öneririz.

Çocuğum yalnızca birkaç yiyecek yiyor, bu geçer mi?

Okul öncesi dönemde yemek seçme çoğu çocukta zamanla hafifler. Yenen yiyecek çeşidi giderek azalıyorsa, büyüme etkileniyorsa ya da yeni yiyecekler yoğun kaygı yaratıyorsa durum ayrıca değerlendirilmelidir. Çocuk doktoru görüşmesi ve gerekirse psikolojik destek bu değerlendirmenin parçası olabilir.

Ergen çocuğum sürekli kilosundan şikâyet ediyor, ne yapmalıyım?

Bu yaşta beden algısıyla ilgili kaygılar sık görülür. Kilo ve görünüş üzerine konuşmak yerine onu dinlemek, duygularını küçümsememek ve evde beden yorumlarını azaltmak iyi bir başlangıçtır. Öğün atlama, kusma ya da hızlı kilo kaybı gibi işaretler varsa bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz.

Tıkınırcasına yeme ile duygusal yeme aynı şey mi?

Aynı şey değildir. Duygusal yeme, duygularla baş etmek için yemeye yönelmeyi anlatan geniş bir kavramdır. Tıkınırcasına yeme ise kısa sürede çok miktarda yemek yeme ve kontrol kaybı hissiyle tekrarlayan bir örüntüdür ve bir hekim tarafından değerlendirilmesi gereken bir yeme bozukluğu olabilir.

Yeme davranışı için online görüşme yapılabilir mi?

Yetişkinler ve ergenler için duygusal yeme ve beden algısı üzerine yapılan görüşmeler uygun durumlarda online yürütülebilir. Küçük çocuklarla yapılan çalışmalarda oyun ve gözlem önemli olduğu için yüz yüze görüşme tercih edilir.

Görüşmelerde tartılmam gerekir mi?

Hayır. Psikolojik danışmanlık görüşmelerinde tartı, vücut analizi ya da ölçüm yapılmaz. Kilo ve bedensel ölçümlerle ilgili izlem gerekiyorsa bu hekim ya da diyetisyen tarafından yapılır.

Diyetlerden sürekli vazgeçiyorum, bu bir karakter sorunu mu?

Hayır. Çok katı diyetler açlık hissini ve yasaklanan yiyeceklere duyulan isteği artırarak bırakılmalarına zemin hazırlayabilir. Tekrarlayan diyet döngüsü suçluluk duygusunu da büyütür. Görüşmelerde bu döngünün nasıl işlediği ve daha sürdürülebilir bir yaklaşımın önündeki engeller konuşulur.

Bu görüşmeler ne kadar sürer?

Süre kişiye ve konunun kapsamına göre değişir. Belirli bir tetikleyici üzerine yapılan kısa bir çalışma ile yıllardır süren bir diyet döngüsü üzerine yapılan çalışma farklı uzunlukta olur. İlk görüşmeden sonra birlikte bir plan yapılır ve belirli aralıklarla gözden geçirilir.

Aile olarak birlikte görüşmeye gelebilir miyiz?

Çocukların yeme davranışıyla ilgili başvurularda ebeveyn görüşmeleri sürecin önemli bir parçasıdır; uygun durumlarda aile birlikte de görüşmeye katılabilir. Sofra düzeni ve aile içi iletişim üzerine yapılan çalışmalar bütün aileye iyi gelebilir.

Stresliyken iştahım tamamen kesiliyor, bu da duygusal yeme mi?

Evet, duygular yeme davranışını iki yönde de etkileyebilir. Bazı kişiler stres altında daha çok yerken, bazılarının iştahı belirgin biçimde azalır. İştahsızlık uzun sürüyor ve kilo kaybına yol açıyorsa bir hekime başvurmanızı, eşlik eden kaygı ya da çökkünlük için psikolojik destek almayı öneririz.

Çocuğa tatlıyı ödül olarak vermek zararlı mı?

Ara sıra yaşanan bir kutlama sorun değildir. Ancak tatlı düzenli olarak ödül, teselli ya da pazarlık aracı olarak kullanıldığında çocuk yemekle duyguları eşleştirmeyi öğrenebilir. Ödül olarak birlikte zaman geçirmek, oyun ya da küçük ayrıcalıklar seçmek bu eşleşmeyi azaltır.

Bu hizmeti yapay zekaya sorun

Kullandığınız asistan bu sayfayı inceleyip sizin için özetlesin; yanıtında kaynak olarak bu sayfanın bağlantısı yer alır.

Asistanlar yanıtlarını kendileri üretir ve hata yapabilir; kişisel durumunuz için bir uzmanla görüşün. Asistana sağlık bilgisi yazmamanızı öneririz.

Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Burak Uysal
Burak Uysal Psikolog

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.

Son güncelleme: 14 Ekim 2026 İçerik editörü: destek@burakuysal.org Hakkında daha fazla

İlgili sayfalar

WhatsApp ile yazın Instagram'da takip et@psikologburakuysal